Musluktan akan suyun berrak görünmesi, onun tamamen saf ve içilebilir olduğunu göstermez. Günümüz şehir şebeke hatlarında ve eski su borularında gözle görülemeyen ancak insan sağlığını uzun vadede tehdit eden pek çok kirletici bulunmaktadır.
Mikroplastikler Musluk Suyuna Nasıl Bulaşır?
Son yıllarda yapılan global çevre araştırmaları, dünya genelindeki şebeke sularının %83’ünden fazlasında mikroplastik partikülleri tespit etmiştir. Baraj ve su havzalarına karışan plastik atıklar, güneş ışığı ve mekanik aşınmalarla 5 milimetrenin altına, hatta mikron seviyesine kadar parçalanır ve geleneksel kentsel arıtma tesislerinin filtrelerinden geçerek evlerimize ulaşır.
Klorlama ve Dezenfeksiyon Yan Ürünleri
Şebeke suyundaki bakterileri öldürmek için uygulanan yoğun klorlama işlemi, sudaki organik maddelerle reaksiyona girerek trihalometan (THM) gibi kanserojen yan ürünlerin oluşmasına sebep olabilir. Klor ayrıca suya nahoş bir koku ve lezzet verir.
Ağır Metaller: Kurşun, Cıva ve Arsenik Tehdidi
Eski binalardaki galvaniz veya kurşun su boruları zamanla korozyona uğrayarak suya ağır metaller bırakır. Ağır metaller vücutta birikir ve böbrek, karaciğer ile sinir sistemi üzerinde kalıcı hasarlara yol açabilir.
0.0001 Mikron Filtrasyon ile Tam Güvence
Vuslat Su Arıtma Ters Osmoz membran filtreleri, 0.0001 mikron gözenek çapına sahiptir. Bu hassasiyet, mikroplastikleri, ağır metalleri, klor kalıntılarını ve bakterileri moleküler seviyede bloke ederek musluğunuzdan dağ kaynağı berraklığında su akmasını sağlar.